PDA

Orjinalini Görmek İçin Tıklayınız LOADTR.ORG : Chelsea'li futbolcuları giydirdik


6o_CenT
07-03-07, 13:44
http://www.bugun.com.tr/staticfiles/images/newsimages/HaberResmi/c5f8a1e4-e81c-4871-b998-fcca279c0f26.jpg



Chelsea takımının ve teknik direktörü Jose Mourinho’nun, Damat’tan alışveriş yaptığını kaydeden Süleyman Orakçıoğlu, “Mourinho, Damat’ın Londra’da mağazası olduğundan çok emin olarak, Londra’da nerede olduğumuzu sordu. Londra’da mağazamız yok ama 2008’de açacağız” dedi

Bundan 21 yıl önce Osmanbey’de Damat markası ile erkek hazır giyim sektörüne adım atan Orka Group, şimdi dünya markası olma yolunda emin adımlarla ilerliyor. Bugün bünyesinde Damat, Tween, ADV ve D’S’ markalarını bulunduran Orka Group, yurtiçinde 146, yurtdışında ise 30’dan fazla ülkede 260 noktada faaliyet gösteriyor. Orka Group’un gelecek stratejilerini bizimle paylaşan Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Orakçıoğlu, dünya markası olma yolunda adım adım ilerlediklerini belirtti. Türkiye’nin yanı sıra dünya çapındaki bir çok ünlü isminde kendilerini tercih ettiğini kaydeden Orakçıoğlu, son olarak Chelsea Takımı’nın Barcelona’daki Damat mağazasından alışveriş yaptığını ifade etti.
Orakçıoğlu, takımın teknik direktörü Jose Mourinho’nun da, takımın aldığı kıyafetleri görüp çok beğenerek kendilerinden alışveriş yaptığını söyledi. Mourinho’nun Londra’da nerede mağazaları olduğunu sorduğunu kaydeden Orakçıoğlu, Londra’da mağaza açsalar şimdiden müşterilerinin hazır olduğunu belirtti. Orakçıoğlu, “Mourinho, Damat’ın Londra’da mağazası olduğundan çok emin olarak bu soruyu sordu. Maalesef mağazamız yok ama 2008’de Londra’da mağaza açacağız. Sonra Tokyo’da, ardından Hollanda ve Rusya’da mağaza açma çalışmalarımız olacak” diye konuştu. Morinho’nun giyiminin, dünya moda otoriteleri tarafından David Beckham’dan daha çok beğenildiğini vurgulayan Orakçıoğlu, “Hatta Mourinho’nun Armani’den aldığı bir palto, sonra Jose Mourinho paltosu diye satıldı” diye konuştu.
BİZİM MÜŞTERİLERİMİZ YABANCILAR
Dünyanın her yerinde müşterilerinin yabancılar olduğunu ifade eden Orakçıoğlu şöyle devam etti: “Nişantaşı mağazamızda bir hatıra defterimiz var. Müşterilerimizin büyük bir çoğunluğunun yabancı olduğunu oradan görüyoruz. Türkiye’deki yabancılarca tercih edilmek, dünya markası olma yolundaki süreçte de etkili. Tüm dünyadaki mağazalarımızda da müşterilerimiz yabancılar. Bizim en büyük avantajımız bütün dünyada işin profesyonelleri tarafından iyi bilinmemiz.”
FASONCULUĞU DEĞiL MARKA OLMAYI SEÇTiK
Bundan 21 yıl önce marka olmak için yola çıktıklarını söyleyen Süleyman Orakçıoğlu, o dönemlerde fason üretimi seçmeyerek, zoru seçtiklerini belirtti. O zamanlarda fason üretim yapanların çok iyi paralar kazandığını belirten Orakçıoğlu şöyle devam etti: “Ama şu anda birçoğu sektörde bile değil. Silinip gittiler. Biz marka olmak için yola çıktığımızda marka standartları bile belli değildi. Belirlenmiş bir standardı uygulamak çok kolay. Bütün standartları biz belirledik ve uyguladık. Şimdi de dünya markası olma yolunda ilerliyoruz” dedi. “Marka devamlılıkla güven demektir” diyen Orakçıoğlu şu noktaların altını çizdi...
Bizim en büyük avantajımız tekstilin 3 farklı bacağında da çok etkili olmamız. Yani iyi bir üretim tesisimiz, iyi dağıtım kanallarımız ve markalarımız var. Bu üçlü kombinasyon aslında bizim en büyük gücümüz. Giresun’da son derece kaliteli üretim yapan bir merkezimiz var. Bu üretim tesisinde inanamayacağınız markaların fason üretimi bile yapılıyor. Dağıtım kanallarımız da çok kuvvetli. Ayrıca 4 tane markamız var. Hepsinin de farklı hedef kitleleri var.
Dünyada yer alabilmek için markanız olmalı ve koleksiyon yapmalısınız. Tasarım yapmakla da iş bitmiyor. Kaliteli üretim altyapısını tasarım ruhuyla beslemek lazım. Bir de görsel algıdaki etkiniz pozitif olmalı. Satış noktasında, vitrinde, reklam ve iletişim araçlarında, yani bunların hepsine baktığınız zaman bu algıyı en pozitif yönde yapmak gerekiyor. Yabancılar buna görsel sunum diyorlar.
Bizim tasarım departmanımızda 10-15 kişi çalışıyorsa, görsel algı için yaklaşık 30-40 tane arkadaşımız çalışıyor. Görsel algıdaki arkadaşlarımız da sunumla ilgili bir tasarım yapıyorlar. Bu bizi yurtdışındaki x bir mağaza ile aynı standarda getiriyor.
Bizim sezon başlarında ürün satışlarımızda bir patlama oluyor. Zaman zaman yabancıların bizden ürün alıp, o ürünleri Türkiye’de ürettirdiklerini öğreniyoruz. Burada ürettirip dünyanın herhangi bir ülkesinde satıyorlar. Biz bunlara alıştık artık. Ürün kopyalanmasını geçtik, şimdi mağaza olarak kopyalanıyoruz.
BAYiLiK ALMAK iÇiN PEŞiMiZDEN KOŞUYORLAR
Biz 10 yıl önce bayilik vermek için çok çaba gösteriyorduk. Ama şimdi, atıyorum herhangi bir ülkeden en az 5-10 tane taliplimiz var. Bu talipler de sıradan talip olarak karşınıza çıkmıyor. Yakınınızı buluyor, dostunuzu buluyor. Bir şekilde bu işi koparmak için mücadele ediyorlar. Yoksa zaten çok fazla ciddiye almıyoruz. Bazen kırgınlıklar bile oluyor. Çünkü bir seçim yapmak zorunda kalıyoruz. Önceden seçilen kurumduk şimdi seçen kurumuz.
Dubai’deki bayimiz, bayilik görevlerini tam anlamıyla yerine getiremedi. Biz de imzaladığımız kontratı iptal etmek istiyoruz. 2 yıldır bununla uğraşıyoruz. Bir iki hafta içinde bu problemi halledeceğimizi düşünüyoruz. Şimdiden Dubai’de bizden bayilik almak için bekleyen 20 firma var. Sorun çözüldüğü anda 3 tane mağaza açacağız.
iĞNEYLE KUYU KAZIYORUZ
21 yılda önümüzdeki dönem ne yapacağımızı öğrendik. Bugünü değil yarını planlıyoruz. Bir maraton koşuyoruz. Maratonda birinci gelmeyi hedefliyoruz. Strateji çiziyoruz. Etap etap ne yapacağımızı planlıyoruz. Bir müteahhit arkadaş ziyaretime geldi. Yoğunluğumuzu gördü ve ‘Bu iş yapılmaz, siz iğneyle kuyu kazıyorsunuz’ dedi. Dışarıdan çok cazibeli bir iş gibi görünüyor ama hiç öyle değil. İşimiz çok zor, biz gerçekten iğneyle kuyu kazıyoruz.
HEDEFLERiMiZi KISALTACAK ORTAKLIĞA SICAĞIZ
Stratejik ortaklığa sıcak bakıyoruz. Bunun için bir çok da taliplimiz var. Bizim için önemli olan hedeflerimizi kısaltabilecek bir ortak. 5 yılda gerçekleştirebileceğimiz hedeflerimizi 3 yılda gerçekleştirmemizi sağlayacak, know-how sahibi ortağa açığız. Bu paradan da önemli bizim için. Yüzde 30’dan fazla bir ortaklık düşünmüyoruz. Şu anda yakın coğrafyada 16 tane mağazamız var. Amacımız yakın coğrafyamızın en bilinen markası olmak. Rusya hariç komşularımızda ve Orta Doğu’da en başarılı sektörel yatırım markasıyız. Rusya diyemeyiz çünkü Rusya’da çok başarılı denim sektöründen arkadaşlarımız var. Azerbaycan’da dahil olmak üzere Lübnan ve Mısır’a kadar etkiliyiz.